FENERBAHÇE’yiz biz, YIKILMAYIZ

Değerli Fenerbahçeliler,
Son dönemlerde yaşananlara, olaylara ve şiddetli yeni algı operasyonları üzerine nacizane fikirler;
Tüm kurgu öncelikle Futbol’un göz önünde tutulduğundan ötürü bu spor dalı ve Fenerbahçe Futbol Takımı, oyuncuları, antrönörleri, yöneticileri üzerine oynanmakta.

1- 2014-2015 Türkiye Süper Ligi’nin başlaması ile anında oklar Teknik Direktör mevzusu üzerinde şekillendirildi. İsmail Kartal’ın “yetersizliği” esasında Aziz Yıldırım’ın kadroları yaptığı ve hatta futbol taktiklerinin kendisi tarafından verildiği algısını yaratmak için el birliği ile medya odakları, vurucu “timler” işbaşına geçti, mesailerine başladı. Haftalar geçtikçe dozu artırdılar, küstahça saygısızca toplumu yönlendirmeyi bilinçli olarak yerine getirmeye çalıştılar.

2- Fenerbahçe’nin Passolig direnişini kırmak için her türlü yolu denemeye başladılar, tecrit etmek ve Passolig’in amaçlarının esasında küfürü, şiddeti ve temiz futbolu yerleştirme çabaları şeklinde sunumlarını ve bu algıyı işlediler. Gerçek olmayan sayıları esasında diğer kulüplerin taraftarlarının Passoligi ne kadar destekledikleri konusunda yanlış yönlendirmelerde bulundular.

3- GS’nin ekonomik çöküşünü örtmek için Fenerbahçe’ye karşı GS’yi kullanma eylemlerini, “paralel” söylemleri içinde günün konjuktörüne uygun olarak sadece onlara yüklemeye ve “aklanmaya”.

4- Fenerbahçe’nin 3 Temmuz sürecinde gösterdiği büyük dayanışma ve dik duruşu kırmanın bir yolu olan nifak tohumlarını ektikleri tribün gruplarını fiştiklemeye GFB’yi geçen sezon sonundan beri azami kullanma eylemlerini geliştirdiler. Her durumda Alex, daha sonrada Yanal üzerinden kriz çıkarmaya çalıştılar.

5- Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetimini bölebilmek, güçsüz kılmak için çabalarını yoğunlaştırdılar, çatlaklar oluşturmaya çalıştılar.

6- Göz önünde olan futbolcular üzerinden olay çıkartmak için her fırsatı ellerinden geldiğince kullanmaya çalıştılar ve bu çabaları meşrulaştırmak için, milli takım tüm değerler ayaklar altına alınarak kullanıldı.

7- Hiç bir açıklama yapılmamasına rağmen sürekli Fenerbahçe’nin üzerine gidilerek olay çıkartmaya çalışıldı. Kulüpler Birliği, Federasyon, GS, BJK, TS, Gençlerbirliği gibi Kulüpler’den tepkileri arka arkaya aynı nokta atışları ile yönelttiler. Aralıksız hak mahrumiyetleri kararlarıda çabası oldu.

8- Yine Milli Takım ve milliyetçi duygular sömürülerek, kötü gidişatın faturasını Fenerbahçe’ye, Volkan’a, Emre’ye ve tabiiki Aziz Yıldırım’a çıkartma çabaları ardı ardına gelinen durumlardır.
Peki bugün itibari ile gelinen durum nedir?

– Bizlerin ta başından beri ısrarla takipçisi olduğumuz her şey aynen savunduğumuz şekli ile ortaya çıkmaktadır.
Kumpasın gerçek olduğu -sorumlularının cezalandırılması için mücadeleye devam diyoruz..

– 2011 Mayıs’ı Şampiyon’u kayıtsız şartsız Fenerbahçe’nin olduğunun UEFA tarafındanda onanma aşaması.

– M.A Aydınlar gibi bazı üstten konuşan zatların Demokrasi içinde cevaplarını alması, bu girişimlerin sonuç vermemesi.

– 1 Milyon Üye kampanyasının tüm olumsuzluklara rağmen Futbolun ve Sporun “bitirildiği” bir dönemde bir ısık, güneş olması proje olarak yiğit ve ileriye odaklı olması, dudak ısırtması. Gerçekçiliğinin kendi içimizde bile tartışılan fakat her Fenerbahçeli’nin bir şekilde elini taşın altına koyacağı, gün geçtikçe gelişip serpilebilecek bir büyük proje olması. Diğerlerinin kendi yağında bile kavrulacak yağlarının kalmadığı, tüketildiği talan edildiği rantlar uğruna bir çok değerin heba edildiği bir dönemde bu büyük projenin, yeşeren bir ağaç gibi olmasıdır korkutan onları.

– Fenerbahçe Futbol Takımının istediklerinin tam tersine zirveye oturması, gün geçtikçe daha iyi bir oyun sergilemesi kısacası planların çerçevesinde iyileşmesi. Fenerbahçelilerin bile bazı durumlarda yaratılan algıyada bağlı olarak İsmail Kartal “yetmez dediği” bir dönemde iyileşmenin gelmesi.

– Artık ülkemizde Passolig gerçeklerinin daha yoğun dile getirildiği, cesurca sorgulama imarelerinin oluştuğu, yasal yolların denendiği, bu konuda fişleme kelimesinin bizim dışımızdada dile getirildiği bir döneme girmiş bulunmaktayız.

– Düşünen ve yaratılmak istenen algıların dışında özgürce fikir üretebilenler görüyorlar gerçekleri. Volkan’a TT’de, Milli Maçlar’da yapılanlar niçin Saracoğlu’nda, yine Milli Maçlar’da başkalarına hiç yapılmıyor, niçin sorulmuyor bu ülkede İmPARAtor’a -sen değilmisin bu ülkenin futboldaki tek yetkini, iktidar sahibi ve “vizyonu” olan ve hala basın toplantılarında “artık Türkiye’de futbol için düşünmemiz farklı yol izlememiz lazım” olduğunu söyleyen. Kim engelliyorda bu düşünceleri çalışmalara yansıtmıyorsunuz. Kim engelliyor sizleride bir çok gurbetçi genç milli takımda top koşturmaya “korkuyor”. Yeni yetişen ve formu tutturmuş olan bir Alper Potuk ve diğerlerini sahaya sürmeyi şans verilmesini kim engelliyor. Birde çıkıp yıllarca bu ülkenin kalesini korumuş Volkan’ı nerdeyse vatan haini ilan ediyorsunuz, bir stattan çıkması bile “sahipsizlik” örneği oluşturuyor. Birde çıkıp “ben gazetecimi ezdirmem” demogojisi yaratılıyor. Şiddete karşı olanlar fotoğraf makinaları, kameralar ile şiddet ve kargaşa yaratma cüretinde bulunabiliyor ve “madur” sadece onlar oluyor. Türkiye futbolunu konuşmaktansa bir Volkan’ı, Emre’yi, Aziz Yıldırım’ı konuşmak hedef saptırmanın danıskasıdır, sadece örtmektir gerçekleri.
Varsa elbet suçlular cezalarınıda çekmeliler aynen bizim 3 Temmuz için cezalarını çekmesini istediğimiz, suçlu bulunanlar ve olası bulunacakların çekeceği gibi. Hukuka ve adaletin bağımsızlığı içinde olması gerektiği şekilde.
Algı operasyonlarına duruşumuzla yol vermeyeceğiz!
Evet, Fenerbahçe bu anlamda bir direnis, katılımcı demokratik sivil toplum örgütüdür ve bu bilinçle biz Fenerbahçeliler Türkiye’mizde Sporun alt yapısının, spor ahlakının gelişmesini, kardeşliğin, dayanışmanın güzel bir rekabet içinde dünyada Spor Kulüplerinde artık ender olan bir çok şubesi ile BİR DÜNYA KULÜBÜ yolunda ilerleyen.
FENERBAHÇE’yiz biz, YIKILMAYIZ.

Saygı ve sevgilerimle,
Serdar Öztenar
İsveç Fenerbahçeliler Derneği Başkanı